Takıntılı Düşünce

Takıntılı düşünce
Takıntılı düşünce

Takıntılar

Takıntılı düşünce ve geçmişe saplanıp kalma insanın kendine yapabileceği en büyük kötülüklerden biridir. Hayatını,Zaman’ını,Kazancı’nı ve enerjisini boş yere harcar ve sonuçta hiç bir şey elde edemeden takıntıları ile Baş başa kalır.

Geçmişte yaşadığı bir olayın yada faydasız kısır bir düşüncenin peşine saplanıp kalan, Tanrı’nın bahşettiği o güzel enerjiyi faydasız bir düşünce ile heba eden kişiler  Zaman’ı, enerjilerini ve güzel fırsatları boşa harcamaktadır. Saplantılı bozuk düşüncelerini hayatlarının gerçek ideali sanan bu kişiler, bunun aslında basit ama yıkıcı bir takıntı olduğunu, sadece bakış açısını değiştirdiğinde bundan kurtulacağını fark etmekte zorlanmaktadırlar. Çünkü bu öyle saplantı haline gelmiştirki değişmekten korkarlar.

Buna kısa bir örnek verecek olursak; 35 yaşına gelmiş ve evlenmekte sorunu olan bir bayan danışanımız. neden evlilikle ilgili sorun yaşadığı konusunda yardım ister, isim analizi, burç analizi, dengeleme seansları vs derken zaman geçer ve danışanımız tekrar arar, bu arada bir kaç görüşmesi olduğunu ama hiç birini beğenmediğini söyler. Neden beğenmediğini sorunca verdiği cevap şudur; istediği kişi Bilkent mimarlık mezunu olacak, 30 yaşından küçük olacak, aileden zengin ve yakışıklı olacak aynı zaman da ana babasıda şöhretli kariyerli kişiler olacak. Çünkü 15 li yaşlarından beri kendini bu şekilde şartlandırmış hep bunu istemiş. (  Çekim  yasası da bi yere kadar kardeşim)  Yani Net olarak istediğin bu ise o zaman Spirütüel danışmana değil, rektörlüğe gideceksin, böyle biri varmı? Varsa adresini verin diyeceksin 🙂

Bu gibi takıntılar enerjinizi sömürür ve bi gün gelir eliniz bomboş kalır. zaman akıp geçmiş, şartlar zorlaşmış ve en önemlisi hayalleriniz budanmış olarak ortada kalırsınız. Tekrar hayal kurmaya bile enerjiniz kalmaz. Başınızı kaldırmayı ve yönünüzü değiştirmeyi unutmayın. Değişimden korkmayın.

Neden böyle bi yazı yazma ihtiyacı duyduğuma gelecek olursak. uzun yılların ve binlerce danışanın ardından kalan bir tecrübe ile gördümki, insanlar arasında hatırı sayılır bir yüzde ile takıntılarının kurbanı olup hayatın bir bölümüne saplanıp kalan, yaşadığı sıkıntının aslında sadece kendi olumsuz düşünceleri olduğunun farkında olmayan insanların çaresizliği  bu yazıyı yazma gereği hissettirdi. Çarenin sadece bakış açısını değiştirmesi olduğunu anlatmak bile bazılarında zorlu bir iş haline geliyor.anlamak istemiyor yada alıştığı düşünceyi terk etmekten, değişmekten korkuyor. Hatta öyleki bazıları sıkıntının kendi düşünceleri olduğunu kabul etmeyip kendinde büyü olduğu konusunda ısrar ediyor.  ( evet sende büyü var ama sen büyüyü kendi kendine yapmışsın, kendi düşüncelerinle maalesef  kendini bağlamışsın. Çözüm ise gene sende, sadece değişeceksin başını çevirip farklı yönlere bakmayı öğreneceksin)