Otizm’de Bioenerji Uygulaması

Otizm
Otizm de bioenerji uygulaması

Otizm bizim anlayıp tarif edebileceğimiz kadarıyla sosyal ilişki kurmayı, iletişim bozukluğunu ve takıntılı tekrarları meydana getiren bir hastalıktır ve ömür boyu sürer. Hastalığın daha derin tıbbi analizi teşhisi hekimlerin alanıdır.Burda bizimle alakalı kısmı ise otizmde bioenerji uygulaması ve şeklidir. Şimdiye kadar otizmle ilgili seans tecrübelerim ve araştırmalarım genelde 10 yaş altı çocuklarda yapılan seanslardır. Neden 10 yaş altı? Daha büyük hastaları yakın seansta yarım saat bir saat aynı pozisyonda tutmak ve daha önemlisi yakınlaşmak çoğu kişide pek mümkün olmamaktadır (iletişim ve yakınlaşma sorunu)

Otistik hastalardaki çalışma araştırma tecrübelerim sonucunda bu hastaların enerji dağılımındaki düzensizliklerin ana hat olarak kalp çakrasında  yoğunlaştığı ve hastalığı tetikleyen ana kusurun kalp çakrasında ki  aşırı düzensiz enerji giriş çıkışı olduğunu gözlemledim. Şimdi bu yazıyı okurken;   ” ama  otizm beyinle alakalıdır”  diyen olabilir, ama arkanıza yaslanıp okumaya devam edin. Otistik hastalarda bioenerji uygulaması kalp çakrası üzerinde yoğunlaşarak yapılır. Çünkü şimdiye kadar olan araştırma ve çalışmalarımda otistik hastaların kalp çakralarında aşırı derecede düzensizlik görülmüştür. Bu düzensiliğin en önemli kısmı pozitif negatif yön bozukluğudur. Tepe yada alın çakradan da çalışma yapılır fakat ana hat  kalp çakrasıdır. Kalp çakradan yapılan seanslar kristal olarak yeşim taşı ile desteklenebilir fakat bu ileri seanslardan sonra tercih edilmelidir. kalp çakrası enerji akımı düzenlendikten sonra kullanılacak yeşim daha faydalı olacaktır, aksi taktirde yüksek titreşimli insan enerjisi taşı kendi bulunduğu alana yönlendirebilir, bu yüzden mümkün olduğu kadar düzenlemeden sonra yeşim kristali kullanılmalıdır.  otizm de kalp çakradan başlanılan seanslara daha sonra iletişim ve sosyallaşme desteği için alın çakradan devam edilebilir. Bu güne kadar olan çalışmalar sonucu Kalp çakrada yapılan enerji düzenlemesi hasta üzerinde olumlu sonuçlar vermiştir, küçük yaşta yapılan uygulamalar daha net olmaktadır. Çalışmalar sonunda yapılan yeşim uçlu kolye çakranın normal seyrine oturmasında etkili olur. Daha ileri seviyelerde ise sosyalleşme ve empati için enerji çalışmalarını takiben kaplan gözü taşı kullanılanilir fakat mutlaka oturmuş bi enerji çalışmasının ardından bu taşlar kullanılmalıdır. Enerji dengeleme çalışmasının ardından Kristaller hastaya uyumlandıktan sonra verilmelidir. Bu arada otistik bir hastanın  kalp çakrasını düzenleme yeni başlayanlar için pek kolay olmaz. Bunun için yüksek titreşimlere ve frekansa sahip olmak gerekir, kaldı ki usta biri için bile bu bazen zorlayıcı bir iştir. Kalp çakra ardından seansa alın ve tepe çakradan devam edilir. Hedeflenen akım ve doğru titreşime yaklaşınca kristal uyumlaması ve kullanımı tercih edilebilir.  Seans aralıkları bir hafta dan önce olmamalıdır, çünkü hastaya yeni titreşimine alışma süresi bırakılmalıdır.